Ahmet Turan Alkan
Daha dün, eylül ayındaki son buluşmamızda okuduğunu söylediği ve önerdiği Atatürk biyografisi (Şükrü Hanioğlu) kitabı hakkında gelecek yaz yapacağımız buluşmamızda konuşacaklarımızın hayalini kurmuştum. Meğer ben bu hayalleri kurarken, kendisi 2 haftadır hastanede yoğun bakımdaymış. Soğuk gerçek, sabah bir tweet alıntısı mesajıyla ulaştı.
Ahmet Hoca, tüm gürültü, kalabalık ve kabalığın ortasında, nazik ve sakin üslubunu kaybetmeden sadece derdini anlatmanın timsaliydi benim için. Yüzyüze görüşmelerimizin hepsinden olumlu duygularla ayrıldım. Kısa telefon görüşmelerimizde bile sıcaklığını ve samimiyetini hissederdim.
Son döneminde kendisine hiç haketmediği sıkıntılar çektirildi. Türkiye'de sıradanlığın ötesindeki iyilik, hiç bir zaman cezasız kalmıyor çünkü. Keşke ırmak gibi çağlayan bu güzel insan, daha çok kişiye uzanabilse, onlara içindekileri boşaltabilseydi. Öyle olamadı.
Yatağına kırgın ırmak, sonunda kurudu.